Yeni doğmuş bir bebeği kucağına aldığında başlar her ailenin ilk telaşı…

Öyle yapmadı böyle dönmedi, adım atmadı, konuşmadı gibi bir sürü tedirginlikler sillesini yaşarlar. İşte bu durumda ailelere kapılarını açacak olan ilk yer rehabilitasyon merkezleridir.

Bir ebeveyn olarak pencereden ilk baktığınızda göreceğiniz manzaranın ne olacağı hususunda meraklı ve korkmuş olduğunuzu biliyoruz. Büyük emeklerle açılmış, modern mekanlar ve teknolojik imkanları sunan bu işi ticaret için değil eğitim için yapan kurucular ve idarecilerinde olduğuna kendi gözlerinizle şahit olacaksınız. Tüm personelin tek yürek olup sevgi denizinde engelli çocuklarla birlikte yüzerken onlara bir tek kelime öğretmek için nasıl çabaladıklarını göreceksiniz. Bu öyle alelade yapılacak bir iş değil, bir gönül işi, umut işi, hırs işi…

Rehabilitasyon Merkezleri;

-Yeni doğmuş henüz birkaç aylık bir fizik tedaviye ihtiyacı olan bir özel meleği önce emekleme yürüme en azından hayata tutunmaya hazırlar.

-Yeni dünyaya gözünü açmış Down Sendromlu kanatsız bir meleği sosyal toplumsal hayata adapte etmeye yarar.

-Farklı davranışlara sahip olan zihinsel engelli çocukların dışlandığı için önce psikolojik tedavi terapileri ile acımasız insanların dışında duyarlı insanların da olduğunu fark etmesini sağlar.

-Dünyadaki seslerin sözcüklere dönüşmesi için gerekli işitme eğitiminin verilmesini sağlar.

-Üç yaşına kadar konuşma becerileri gelişmemiş çocukların iki yıl gibi kısa bir sürede yaşıtlarını bile geçmesini sağlar.

-Küçükken yaşadığı ve nedenini bilmediği travmalardan dolayı dünyaya küsmüş olan bireylerin tekrar topluma kazandırma yarar.

-Okuma yazmada güçlük çeken binlerce bireyi yarınlara hazırlar ve böylece dünyada onlar için başarı perdesini aralar.

-Ve en zoru otizmli komut almayan, insanlarla göz teması kurmayan ve her daim özel ilgilenilmesi gereken çocuklarımızın gelişimi için tüm metotlarla çalışma sağlar. Ve kapıda sizi ilk karşılayan halkla ilişkilerinden tutun, öğretmenine, okul müdürüne kadar herkes sevgi ile size destek olmak için bekler. Çünkü onlar için konuşamayan çocukların ağzından çıkan bir kelime, yürüyemeyen çocukların attıkları bir adım, okuma yazma bilmeyen çocukların öğrendikleri her harf, yüzde oluşan bir tebessüm dünyadaki hiçbir şeye değişilmez. Bu mutluluğun tarifi sözcükler ya da kelimelerde karşılık bulamaz. O yüzden ailelerin tüm ön yargılarını bir kenara bırakıp çocuklarının geleceği için yapması gereken tek şey o kapıdan içeri girmek. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Emek verdiğiniz her şey mutlaka size geri dönecektir.

Umudunuz baki olsun.

Selametle…

(Samyeli Engelsiz Yaşam ve Eğitim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Demir)

www.sirnakajans.com -gazetedamga